4 Kasım 2010 Perşembe

Sıkıntı Var


1.Ligde başlıyacağımız yeni sezon öncesi bomba gibi geliyoruz demek isterdim.Ama yaşanan sorunlardan ötürü resmen yerimizde saymaya devam ediyoruz.Sezonu diğer takımlardan 1 ay erken açmamızın tüm avantajlarını şu dönemde tek tek kaybetmekteyiz.

İdmanlarımızı yapıp maçlarımızı oynadığımız Evka-4 spor kompleksinde yapılan zemin değiştirme işlemleri,Belediyenin takım servisini elimizden alması herşeyi kaldırıp çöpe attı.

Biz ise bu dönemde yaptığımız teorik eğitimler ve ağırlık idmanları ile hayata tutunmaya çalışıyoruz.Geçen sene ligde bulunduğumuz konum ve güce yönelik bir basketbol oynamadığımız için yapmadığımız ağırlık idmanlarında da biraz zorluk çekiyoruz.Lige 1 ay kaldığını düşünürsek bu zorlukların karşılığını lig başında olumlu bir şekilde almamız zor da olmayacak.En azından kuvvet,devamlılık altyapısını şimdiden verip teknik taktik olayları sonra halledebiliriz.

Bu bocalama dönemeinde ağırlık idmanları dışında bir artımız daha oldu.Yukarıda gördüğünüz Urfa foroğrafındaki sinerji,arkadaşlık ve birlikteliği yakalamaya tekrardan başladık gibi.Ligin başında sağlam ve karakterli durup iyi giriş yapmak önemli olacaktır bizim için.

Şimdilik ufak bir bilgilendirme olsun dedim.Kafamı kaşımaya vakit bulduğumda devam ederiz..

15 Ekim 2010 Cuma

2010-2011 Sezonu 1.lig Fikstürü

2010-2011 Bornova Barış Gücü Basketbol Takımı 1.Lig Fikstürü
1.Hafta-Bornova-Osmaniye

2.Hafta-İskenderun-Bornova

3.Hafta-Samsun-Bornova

4.Hafta-Bornova-Karagücü

5.Hafta-İstanbul-Bornova

6.Hafta-Antalya-Bornova

7.Hafta-Bornova-Kırklareli

8-Hafta-Bornova-Ordu

9.Hafta-Adana-Bornova

9 Eylül 2010 Perşembe

Yarı Finale Son Biletler ABD ve Litvanya'nın


Çeyrek finalin son maçlarında ABD ve Litvanya gülen taraf oldu.İki maçta da fark olsa da güzel basketbol izletmeyi başardı takımlar.Kısa kısa maçları değerlendirmek istedim bende.

ABD-Rusya

Yenilmez gözüyle bakılan ABD'yi geçebilecek ender takımlardan dı Rusya.David Blatt'ın sürekli değişiklik gösteren savunması ve Rusların fiziksel artılarıda böyle düşünmeme yardımcı olmuştu.
Fiziksel üstünlüğe Birleşik Devletlerin cevabı atletik üstünlükle geldi.Özellikle Durant ve Westbrook bu yönden tüm takımları çok zorluyor.Değişken savunma karşısında Billups zorlansa da Durant savunmaları iyi okudu ve sonuca gitti.Maçın skoru 10 farkla bitti.Anlaşılacağı üzere yakın skorla ve çekişmeli bitti.10*12 Fark varken Mozgov bir top blokladı ve saçma sapan bir düdük çıktı.Benim için orada maç bitti ama Ruslar son topa kadar savaştı ve yine alkış topladı.Yunanistan maçında Blatt ve oyuncularının onurlu duruşu ve geri vites yapmamalarıda hala unutulmadı.
Ruslarda Monia bir türlü oyuna giremedi.Biraz daha etkin olabilseydi sonuçlar daha farklı olabilirdi.Ponkroshov gibi faci bir oyun kurucu ile buraya gelmeleride büyük bir artı onlar için.Bunun dışında günün güzelliklerinden birisi de Khvostov.İyi şutu ve çok iyi bir özgüvene sahip.Yakın zamanda daha çok isimini duyarız gibi.

Litvanya-Arjantin

Bu maçta da Türk takımını izleyen Litvanya ekibi damga vurdu.Olağan üstü bir oyun sergilediler.Sürekli içeri penetre ettiler hucumda.Brezilya maçında yorgun düşen tangocular hiç bir tepki veremedi buna.İç dış dengesinide muazzam sağladılar.Litvanya üçlüklerde 8/8 oynadığı dakikalarda Arjantin 0/9 atmıştı.Maçta zaten o anlarda yani 2.period ortalarında kopmuştu.Düşünsenize siz boş dönüyosunuz adamlar atıyor.9 Hucum böyle olmuş.Nasıl telafi edeceksin ki.Hadi savunma yapsan neyse.ABD bile bu kadar skor yapamazken Litvanya'ya böyle şansalar veriyorsan hiç bir şansın yok demektir.
Litvanya'nın bir diğer artısıda Prigioni'nin hucum organizasyonunu deşifre ettiler.Hiç bir pozisyonda rahat hucum imkanı vermediler tangoculara.Gerçekten hakkettiler ve haklarını alıp 1/4 maçlarına kaldılar.Simas'ın son smacını hatırlatırken Litvanya'yı tekrar tebrik ediyorum :)

2 Eylül 2010 Perşembe

Yaptınız Yapacağınızı


Yıllardır yenemiyorduk bu yunanları.Ankara'da oynadığımız maçda biraz basketbol dersi verdik komşuya.Ömerin Spaunulis'e yaptığı pres,diğer Ömer'in pota altını karartması Ersan'ın tarihi performansı derken tüm hedeflerini bitirdik.

Geçen sene Polonya'da yaptığı oyunları bu sefer burda yapmaya kalktılar.Ankara'da yaptıklarını en iyi anlatan olayda Blatt'ın maç sonunda ki yüz ifadesi.

Spaunulis ilk basketini devreye 1 dakika kala attı.En az 3 pozisyon boş turnike atmadılar.Bu olayın sadece hucum bölümü.Savunmada alan savunması tercih ettiler zaman zaman.Kaza ile adam kaçırmalar ribaund alamamalar filan akıl almaz işler yaptılar.

Blatt ise bu oyuna uymayarak adam gibi basketbolunu oynattı ve üzerine düşeni yaptı.Ben olsam yerinde maç sonunda hakemler dahil kimsenin elini sıkmadan soyunma odasının yolunu tutardım.Kazluaskas bu evrenin en önemli antrenörüyse bugün yaşananlar yaşanmazdı eminim.Kişilik olarak renglerinide belli ettiler.Tam kendilerine yakıştırdıkları gibi..

Birde şu var..
http://www.ntvspor.net/haber/turkiye-2010/22690/ankarada-sinirler-gerildi

30 Ağustos 2010 Pazartesi

Dünya Şampiyonasından Biraz Biraz



3.gün bitmek üzere ülkemizde yapılan şampiyonada.Türk takımı ve organizasyon ekibi için fena gitmiyor diyebiliriz.

Türkiye Fildişi maçı ile başladı farklı geçti.Tabi o maç bizim için ölçü olmadığından sadece 1 galibiyet olarak bakabiliriz duruma.Esas olan 2. gün oynan Rusya maçıydı.

Klasikleşen 5 ile başladık.Tunçeri,Ömer,Hido,Ersan ve Aşık çıktı sahaya.Başlarda hucumda baya aktif başladık.Semih-Aşkı değişikliğide takıma pozitif etki yaptı.Takım bir anda 12-13 sayı önlere fırladı.Semihin savunmadaki extralarıda baya olumluydu.Bir süre sonra Kerem Gönlümün içinde bulunduğu 3 uzunlu takıma döndü Coach.Savunmada olağan üstü iyi işler yaptı takım ama aynı anda hucumda da aksadık.O sırada Ender'in çok uzaklardan attığı bir şut ve Sinanın dip çizgiden attığı şut periodu karlı kapatmamızı sağladı.2. yarıda genel olarak bu 5 ile oynadık.
Son period Hidayet'te turnuvaya girmeyi başardı.Süper bir gayret gösterdi attığı sayılarda ben yavaştan geliyorum mesajını verdi.

Diğer takımları pek izleme şansı bulamadum açıkcası.

Bugün Slovenya Hırvatlara karşı iyi bir oyun ortaya koyarak kazanmayı bildi.Turnuva öncesi hazır değil denilen Lakovic bugün çok iyi bir performans sergiledi.Dün Birleşik devletlere karşı kaybettikleri maçta Fenerbahceli Vidmar çok extra işler yapmıştı bugün onu pek göremedim.

Hırvatistan maçın sonunda son bir hamle yapamadı.4 Kısalı bir takıma döndü Coach ancak takımda ki tek uzununda 4 faullu olması ayrıca Popovicin savunmada yürümesi Hırvatların savunmasını epey bir düşürdü.Tomas'ta iyi gibi görünse de son bölümlerde kaçırdığı faul atışlarını değerlendiremedi ve farkın açılmasına neden oldu.

Almanya dün Sırpları uzatmada geçip almış maçı ancak şuanda Avustralya karşısında yerlerdeler.Savunmada kırmızı halılar serilmiş.Avustralya her topu içeride bitiriyor.Bu maçı kaybetmeleri onlar için bence turnuvanın sonu oldu.Grupta ilk iki çok zor.Şuan Avustralya maçının 38. dakikası oynanıyor ve almanlar sadece 40 sayı bulabildiler.Bu süre içinde de 74 sayı yediler.Artık siz tartın durumu.Baurmann'in takımının bu kadar kolay düşmesi çok şaşırttı beni.

20 Ağustos 2010 Cuma

Bogdan Sorunlar

Barış Ermiş'in milli takıma çağırılması bazı sorunları beraberinde getirdi.Bu sorunların bugüne kadar meydana gelmemesi asıl olan sorun benim için.

Oynayacağımız şampiyona için en güvendiğimiz adamlardan biriydi Engin Atsür.İstanbul turnuvasında Allah hiç bir sporcuya vermesin diyeceğimiz bir sakatlık yaşadı ve milli takımın dünya şampiyonası kadrosunda çıkartıldı.

Engin'in sakatlık yaşamasından 1 hafta sonra Banvit'ten Barış Ermiş çağrıldı aday kadroya.Tam 1 hafta.Bu 1 haftayı Barış takımdan ayrı geçirdi.Ayrıca takıma Dünya Şampiyonsına hazırlık adında birde turnuva oynatıldı Almanya'da.Barış bu turnuvada oynamaya başlasa maç eksiğini kapatsa,takıma uyumunu tamamlasa diye bir çok soru geliyor aklıma.Malesef sadece benim aklıma gelmiyor bu herkes bu soruları soruyor Bogdan Tanjevice.Ama kimseyi tatmin edecek cevap gelmiyor deneyimli çalıştırıcıdan.

Barış sorunundan daha önemli bir sorun var.Tüm seneyi üst düzey performans göstererek geçiren Evren sürekli kenarda oturuyor.Ya en azından bir period deneyim demiyorlar.

Çok zoruma gidiyor arkadaş.Yüz yılda bir elimize bir şans geldi.Dünya şampiyonasını 10 bin taraftarımızın önünde oynama fırsatı var elimizde ancak milli takım katlediliyor.Göz yumanlara selam olsun.

Bayanlar Şampiyonayı Garantiledi,Gençler Yavaştan Geliyoruz Dedi


Bayan milli takımımız gruplarında oynadığı maçlar sonunda şampiyonaya katılmaya hak kazandı.

Bugün ki Finlandiya maçını izleme şansı buldum.2 yarıyı gençlerle oynadı Coach Yıldızoğlu.Yasemen,Gizem,Mehtap,Melek ve Tuğçe kulüplerinde bulmadığı kadar süre aldılar bugün.

Onlar hakkında kısa kısa bişeler karalamak istedim.

Gizem ile başlayim.Çok hareketli ve dribling gücü yüksek göründü.İsabetli şutlar da attı.Bir kaç tercihi sorgulansa da hiç fena değildi.Mehtap biraz zayıf geldi bana.Son hareketlerinde biraz eksiklik vardı.Tercih hatasımı demeli yoksa teknik zayıflık mı onu Mehtap oynadıkça göreceğiz.Ceyda'da iyi süre buldu.Fena da değerlendirmedi şansını.Ama biraz fazla topu seviyor gibi geldi.Onuda bu sene Kocaelinde aldığu sorumluluğa vermek lazım.Hızlı hucuma iyi çıktığınında altını çizeyim.Melek Bilge bu yıl Galatasarayda oynayacak.Yeni hocası milli takımda da sorumluluk veriyor.Mehtap ile ilgili düşüncelerim onun içinde geçerli.Mehtap'dan ayıran özellik biraz daha fazla yüzdeli oynadı.Bu sayede bir adım öne geçti.Yasemen geçen seneye göre biraz daha ilerlemiş.İyi işler yaptı.2. Yarı gelen tam saha baskıyı Gizem ile birlikte sağlam driblinglerle geçmeye başardı.Bir ara baskıda bocalayan takımda böylelikle rahatlamış oldu.

Son maçlarda da hoca bol bol süre verecektir oyunculara.Onlar için iyi bir fırsat olacak bu maçlar.Umarım daha da iyi performanslar görebiliriz kendilerinden.Eski jenarasyon yavaş yavaş bitmeye başladı.Artık sizin zamanınınz.